Türkiye Cumhuriyeti

Batum Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

15 Temmuz Demokrasi Zaferi , 13.07.2017

15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’de başarısızlığa uğratılan darbe girişimin üzerinden 1 yıl geçti. Ülkemizin varlığına yönelik olarak gerçekleştirilen bu darbe girişiminde hayatlarını kahramanca feda eden 250 vatandaşımızı saygıyla anıyor, yaralanan 2000’in üzerindeki vatandaşımıza ve o gece Türkiye’nin her yerinde meydanları dolduran onbinlerce vatandaşımıza minnet ve teşekkürlerimizi bir kez daha sunuyoruz. 

15 Temmuz’da yapılmaya çalışılan klasik bir askeri darbe değildi. Akıllarını ve vicdanlarını Fethullah Gülen isimli bir meczuba teslim etmiş olan bir grup terörist  kendilerine emanet edilmiş olan ve ihtiyaç halinde ülkenin güvenliğinin sağlanmasında düşmanlara karşı kullanılması gereken askeri araç ve muhimmatı o gece kendi kurumlarına ve vatandaşlarına karşı vahşice kullanmaktan kaçınmadılar. 

Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, Milli İstihbarat Teşkilatı Karargahı'nı ve Özel Harekât Merkezi’ni bombalayan, sivil halkın üzerine tank süren, ateş açan bu hainler Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en kanlı terör eylemini gerçekleştirdiler. 

O gece Türk halkı ülkesine ve demokrasisine sahip çıktı. Ellerinde bayraktan başka bir şey olmayan, her yaştan ve kesimden Türk vatandaşı tankların önüne yatarak, üzerine çıkarak ve silahlara göğüs gererek, ülkemizin 16 Temmuz’da aydınlık bir geleceğe uyanmasında en büyük rolü oynadılar.

Basın tüm olanları anlık olarak kararlı biçimde dünyaya duyurdu. Tüm siyasi partiler darbecilere karşı birleşti. Silahlı Kuvvetler ve Polis Teşkilatımız içindeki vatansever asker ve polisimizin üstün çabalarıyla Türk devleti ve demokrasisi tarihinin en büyük sınavlarından birini başarıyla atlatmış oldu. 

Bu kanlı teşebbüsün arkasında Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) olduğu ilk andan itibaren, şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşıldı. FETÖ mensupları Gülen’in “Mesih”, kendilerinin de “altın nesil” olduğuna inanmaktadırlar. Müritlerinin sadece Gülen’e sadık olmaları, örgüt çıkarları için her türlü hukuki, dini veya ahlaki kuralı çiğnemelerine de yol açmaktadır. Sözkonusu şahıslar, şüphe uyandırmadan tüm çevrelere nüfuz edebilmek için Gülen’le olan bağlantılarını gizlemekte de ustadırlar. Başka bir deyişle, FETÖ riyakârlık, gizlilik ve ketumiyet üzerine kurulu yeni nesil bir terör örgütüdür. 

Esasen, FETÖ’nün Türk Devletinin kontrolünü ele geçirme ve rejimi, kendi sapkın inançlarına göre yeniden tesis etme çabaları 15 Temmuz öncesinde anlaşılmış ve örgütün çökertilmesine yönelik kararlı adımlar atılmaya başlanmıştı. 15 Temmuz darbe girişimi FETÖ’nün ayakta kalabilmek için son çabasıydı. 

Şimdi, son bir yıldır Hükümetimiz, FETÖ tehditini nihai olarak bertaraf etmek için haklı önlemler almaktadır. Yürütülen kapsamlı idari, cezai ve hukuki tahkikatlarla devlet kurumlarından FETÖ’nün temizlenmesi süreci devam etmektedir. Faillere ilişkin 23 ayrı ilde görülmekte olan 78 dava sürecinde FETÖ’nün darbe girişiminin arkasında olduğu binlerce itiraf ve belgeyle kayıtlara girmiştir. 

Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu Türkiye’nin devletine ve halkına yönelik tehditlere karşı gerekli önlemleri alma hakkı ve sorumluluğu bulunduğunu teyid etmiştir. Özgürlükler ve güvenlik ihtiyaçları arasında doğru dengenin sağlanabilmesi için azami özen gösterilmektedir. Her zaman olduğu gibi, uluslararası yükümlülüklerimiz takip edilmekte, taahhütlerimizin bir parçası olarak, olağanüstü hal çerçevesinde alınan önlemler hakkında ilgili uluslararası kuruluşlara zamanlıca bilgi verilmektedir. 

Haksız yere zan altında bulunduklarını iddia edenlere karşı alınan tedbirlerin gözden geçirilmesi için idari ve adli yollar mevcuttur. Bugüne kadar kapatılmış olan 300’den fazla kurum yeniden açılmıştır. 30.000’i aşkın kamu görevlisi idari inceleme komisyonları tarafından görevlerine iade edilmiştir. 

FETÖ, bazı çevrelerin sergilemeye çalıştığı gibi, iyi niyetli bir sivil eğitim hareketi değildir. Gülen’i sadece barışçıl bir Müslüman din adamı ve vaiz olarak düşünmek son derece yanlış bir tanımlama olur. Gülen’in ordu içine sızmış müritleri 15 Temmuz gecesi bir terör dalgası başlatmıştır ve adıgeçenin bundaki rolü herkesin ilgisini çekmeyi hak etmektedir. 

FETÖ’yle mücadelemizde dostlarımızın desteğine ve anlayışına ihtiyaç duyuyoruz. 15 Temmuz günü ve sonrasında Batum sakinlerinin ülkemizde yaşanan gelişmeleri nasıl yakından takip ederek bize destek olduklarını unutmayacağız. Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikashvili 15 Temmuz sonrasında ülkemizi üst düzeyde ziyaret eden ilk devlet adamı olarak Gürcü halkının desteğini en üst düzeyde bize iletti. Komşumuz ve dostumuz Gürcistan’ın ve Gürcü halkının yanımızda olması bizi daha güçlü kılıyor. Bu vesileyle Gürcü dostlarımıza teşekkür ediyor, saygılarımızı sunuyoruz. 


Yasin Temizkan, T.C. Batum Başkonsolosu