Türkiye Cumhuriyeti

Batum Başkonsolosluğu

Bilgi Notları

Gürcistan Bilgi Notu, 24.03.2016


Gürcistan, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan üç Güney Kafkasya ülkesinden biridir. 9 Nisan 1991 tarihinde Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan etmiştir. 69.700 km2yüzölçüme sahiptir. Kuzey ve Doğusunda Rusya, Güneyinde Azerbaycan ve Ermenistan, Batısında ise Türkiye ve Karadeniz ile çevrilidir. Başkenti yaklaşık 1.2 milyon nüfusa sahip olan Tiflis’tir. Diğer önemli şehirleri Kutaisi, Batum ve Rustavi’dir.

Nüfus

Gürcistan 3,7 milyon nüfusa sahiptir. (Bu rakama, Abhazya ve Güney Osetya’daki ayrılıkçı bölgelerde yaşayan 300 bin civarındaki nüfus dâhil değildir.) Resmi verilere göre, ülke nüfusunun % 84’ü Gürcüler, % 6.5’i Azeriler, % 5.7’si Ermeniler, geriye kalanı ise diğer milletlerden oluşmaktadır. Dini bakımdan ise, nüfusun % 84’ü Ortodoks Hıristiyan, % 10’u Müslüman ve % 4’ü Ermeni Gregoryen’dir. Ülkede az sayıda Katolik ve Yahudi de bulunmaktadır.

İdari Yapı

Gürcistan, idari olarak, başkent Tiflis, dokuz bölge (vilayet) ve iki özerk cumhuriyetten oluşmaktadır.  

Başkent Tiflis, ilk defa 2010 yılında olmak üzere doğrudan halk tarafından seçilen belediye başkanı tarafından yönetilmekte olup, ayrıca vali atanmamaktadır. Diğer dokuz bölgede ise, merkezden atanan valiler görev yapmaktadır. 2014 Haziran ve Temmuz aylarında yapılan yerel seçimlerde, Tiflis’in yanı sıra, Gürcistan’ın fiili kontrolü dışında bulunan Abhazya ve Güney Osetya hariç, Gürcistan genelindeki tüm il ve ilçelerde (toplam 71) belediye başkanları da ilk defa doğrudan halk tarafından seçilmiş ve belediye başkanı seçilmek için % 50’nin üzerinde oy alma şartı getirilmiştir.

Özerk cumhuriyetlerden biri olan Acara Özerk Cumhuriyeti, Batum ve çevresindeki beş ilçeden (rayon) oluşmaktadır. Gürcistan topraklarının % 4.2’sine ve yaklaşık 400 bin nüfusa sahiptir. Yönetim merkezi olan Batum’un nüfusu 125 bin civarındadır. Acara Özerk Cumhuriyeti halen 2004 Temmuz ayında kabul edilmiş olan Acara Özerk Cumhuriyeti Hakkında Anayasal Kanun ile yönetilmekte olup, sözkonusu kanun çerçevesinde ekonomi, sağlık, eğitim, tarım, spor ve kültür gibi alanlarda özerk karar alma yetkisine sahiptir. Acara Özerk Cumhuriyeti’nin 21 üyeden oluşan bir yerel parlamentosu (Acara Yüksek Şurası) ve 5 üyeden oluşan bir hükümete sahiptir.

Diğer özerk cumhuriyet olan Abhazya Özerk Cumhuriyeti, 1992 yılında Gürcistan’dan bağımsızlığını ilan etmiş olup, anılan tarihten beri fiilen Gürcistan’ın kontrolü dışında bulunmaktadır. Karadeniz kıyısında bulunan Abhazya, Gürcistan topraklarının % 12.4’ünü oluşturmaktadır. Gürcistan’ın bağımsızlığından önce, yarısına yakını Gürcü olmak üzere 500 bin civarında nüfusa sahip iken, 1992-1993 yıllarındaki Gürcü-Abhaz savaşı nedeniyle Gürcülerin büyük çoğunluğu Abhazya’yı terkettiği için halen nüfusu 200 bin civarındadır. Bu nüfusun da yarısına yakını Abhazlardan, geriye kalan kısmı ise Gürcüler, Ermeniler, Rumlar ve Ruslardan oluşmaktadır. 

Diğer yandan, Sovyetler Birliği döneminde Gürcistan içinde özerk bölge statüsüne sahip olan Güney Osetya da 1990-1991 yıllarında Gürcistan’dan bağımsızlığını ilan etmiş olup, anılan tarihten bu yana fiilen Gürcistan’ın kontrolü dışındadır. Gürcistan Parlamentosu, 1990 yılı Aralık ayında Güney Osetya’nın özerk statüsünü iptal etmiş olup, halen Güney Osetya hukuken büyük ölçüde Gürcistan’ın Şida Kartlı vilayeti sınırları içerisinde kalmaktadır.

Yönetim Şekli

Gürcistan, bağımsızlığından 2013 yılına kadar başkanlık sistemi ile yönetilmiştir. 2004 yılı başında Cumhurbaşkanı seçilen Mikheil Saakashvili döneminde Cumhurbaşkanının yetkileri daha da artırılmıştır. Ancak, 2010 Ekim ayında anayasada yeni değişiklikler yapılarak, bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçilecek yeni Cumhurbaşkanının göreve başlamasından itibaren parlamenter sisteme geçilmesi kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede, 27 Ekim 2013 tarihinde yapılan son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilen Giorgi Margvelashvili, 17 Kasım 2013 tarihinde görevine başlamış ve anılan tarihte sözü edilen anayasa değişikliklerinin de yürürlüğe girmesiyle Gürcistan parlamenter sisteme geçmiştir. Bunun sonucu olarak, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri azaltılmış, Başbakan ve Hükümetin yetkileri artırılmıştır. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanının doğrudan halk oyu ile seçilmesi uygulaması devam etmektedir. Cumhurbaşkanları 5 yıl süreyle seçilmekte ve arka arkaya en fazla iki dönem görev yapabilmektedir.

Gürcistan Parlamentosu tek kamaralı olup, 150 üyeden oluşmaktadır. Parlamento seçimleri dört yılda bir düzenlenmektedir. Üyelerden 77’si nispi temsil, diğer 73’ü ise çoğunluk sistemine göre seçilmektedir. Son parlamento seçimleri 1 Ekim 2012 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, bir sonraki seçimlerin 2016 Ekim ayında yapılması öngörülmektedir. Eski Cumhurbaşkanı Saakashvili döneminde benimsenen yönetim organlarının ülke geneline dağıtılması politikası çerçevesinde, Gürcistan’da en yüksek yargı organı olan Anayasa Mahkemesi 2007 yılında Batum’a taşınmış, 2009 yılında yapılan anayasa değişikliği ile de parlamentonun Kutaisi şehrine taşınması kararlaştırılmış ve anılan şehirde yeni bir parlamento binası inşa edilmiştir. Nitekim, 2012 Ekim ayında yapılan parlamento seçimlerinden sonra parlamento çalışmaları fiilen Kutaisi’ye taşınmış, ancak bu durumun pratikte yarattığı bazı sorunlar nedeniyle, 2014 Eylül ayından itibaren parlamento bünyesindeki komisyon çalışmalarının yeniden Tiflis’teki eski parlamento binasında, genel kurul çalışmalarının ise Kutaisi’de gerçekleştirilmesi kararı alınmıştır.

Siyasi Gelişmeler

Gürcistan’ın bağımsızlık sürecine öncülük eden ve ilk Cumhurbaşkanı olan Zviad Gamsakhurdia, izlediği milliyetçi politikaların ülkede yarattığı gerginlik nedeniyle, 1992 Ocak ayında paramiliter gruplar tarafından görevinden uzaklaştırılmıştır. Gamsakhurdia’nın yerine, 1992 Mart ayında Gürcistan eski Komünist Partisi Başkanı (1972-1985) ve eski Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı (1985-1991) Eduard Shevardnadze geçmiştir. 2003 yılına kadar iktidarda kalan Shevardnadze, muhalefet partilerinin 2 Kasım 2003 tarihinde düzenlenen parlamento seçimlerine hile karıştırıldığını iddia etmeleri ve bu nedenle düzenlenen toplumsal gösteriler üzerine, 23 Kasım 2003 tarihinde görevinden istifa etmiştir. Bu olaylar sırasında, muhalefet milletvekilleri tepkilerini Parlamentoya ellerinde güllerle gelerek gösterdikleri için, Shevardnazde’nin istifasıyla sonuçlanan bu süreç Gül Devrimi olarak anılmaktadır.

Shevardnadze’nin istifasından sonra 2004 Ocak ayında erken Cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlenmiş ve bu seçimleri muhalefetin ortak adayı eski Adalet Bakanı Mikheil Saakashvili % 96 gibi çok yüksek bir oy oranıyla kazanmıştır. 2007 Kasım ayında bu kez Saakashvili’nin istifası talebiyle toplumsal gösteriler düzenlenmeye başlanmış, bu nedenle 2008 Ocak ayında yeniden erken cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidilmiştir. Saakashvili bu seçimlerde de % 54 oy olarak ikinci kez Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Saakashvili’nin cumhurbaşkanlığı döneminde, 2004 ve 2008 yıllarında düzenlenen parlamento seçimlerini de Saakashvili’nin liderliğini yaptığı Birleşik Ulusal Hareket kazanmıştır.

Gürcistan’da 1 Ekim 2012 tarihinde düzenlenen son parlamento seçimlerini, 2002 yılı başında Gürcistan’ın en zengin işadamı Bidzina İvanishvili başkanlığında 6 muhalefet partisinin biraraya gelmesiyle oluşturulan “Gürcü Rüyası” koalisyonu kazanmıştır. Seçimlerden sonra İvanishvili Başbakan olmuş ve 2013 Kasım ayına kadar bu görevde kalmıştır. İvanishvili’nin anılan tarihte aktif siyasetten ayrılması üzerine yerine hem Başbakan olarak, hem de Gürcü Rüyası koalisyonu lideri olarak İçişleri Bakanı Irakli Gharibashvili geçmiştir.

2014 yılı Kasım ayında GD Koalisyonunu oluşturan partilerden eski Savunma Bakanı Alasania’nın başkanlığındaki “Özgür Demokratlar” partisi koalisyondan ayrılmıştır.

Dönemin Başbakanı Garibashvili ise 23 Aralık 2015 tarihinde beklenmedik bir şekilde istifa etmiştir. GD Koalisyonu Başbakanlık için Garibashvili’nin yerine, kabinede daha önce Ekonomi Bakanı olarak da görev yapan Dışişleri Bakanı Giorgi Kvirikashvili’yi aday göstermiş, adıgeçen 30 Aralık 2015 tarihinde parlamentodan güvenoyu alarak Başbakanlık görevini üstlenmiştir.

Gürcistan’da son cumhurbaşkanlığı seçimleri ise, 27 Ekim 2013 tarihinde düzenlenmiştir. Seçimleri % 62 oy olan Gürcü Rüyası adayı Giorgi Margvelashvili kazanmıştır. Margvelashvili 17 Kasım 2013 tarihinde görevine başlamıştır.

Halihazırda parlamentodaki milletvekili dağılımı şu şekildedir: GD 88, UNM 46, Özgür Demokratlar 8, Bağımsız 8.

Abhazya ve Güney Osetya Sorunları

Bağımsızlığından buyana Gürcistan’ın karşılaştığı en önemli siyasi sorun, Sovyetler Birliği döneminde Gürcistan içinde özerk cumhuriyet olan Abhazya ile özerk bölge statüsünde olan Güney Osetya’nın 1990-1992 yıllarında Gürcistan’dan bağımsızlıklarını ilan etmeleri nedeniyle ortaya çıkan toprak bütünlüğü sorunudur. Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlık kararları nedeniyle, 1991-1992 yıllarında Gürcistan ile Güney Osetya arasında, 1992-1993 yıllarında ise Gürcistan ile Abhazya arasında çatışma ve savaşlar yaşanmıştır. Bu çatışma ve savaşlar sonunda Gürcistan, Abhazya ve Güney Osetya’daki fiili kontrolünü kaybetmiştir. Diğer yandan, sözkonusu çatışma ve savaşlar sonucu, Abhazya ve Güney Osetya’da yaşayan 250 bin kadar Gürcü evlerini terkederek Gürcistan’ın içinde IDP durumuna düşmüşlerdir.

Gürcistan ile Abhazya ve Güney Osetya arasındaki gergin ilişkiler 2008 yılına kadar devam etmiş, 2008 Ağustos ayında Gürcistan ile Güney Osetya arasında yaşanan çatışmaların tırmanması üzerine, Rusya 8 Ağustos tarihinde Gürcistan’a karşı askeri bir operasyon başlatmıştır. Gürcistan’ın ağır kayıplar verdiği sözkonusu savaş 12 Ağustos tarihinde AB’nin girişimiyle sağlanan ateşkes ile sona ermiş, ancak Rusya bu defa da Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını tanıma kararı almıştır. Rusya’nın girişimleri sonucu birkaç devlet daha Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını tanımış olmakla birlikte, ülkemiz dahil uluslararası toplum Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü desteklemekte ve Abhazya ve Güney Osetya’yı hukuken Gürcistan’ın bir parçası olarak görmektedir.

Gürcistan 2008 Savaşından sonra Abhazya ve Güney Osetya’nın Rusya’nın işgali altına girdiğini ifade ederek, bu nedenle anılan yıl “İşgal Altındaki Topraklar” yasasını kabul etmiştir. Sözkonusu yasa çerçevesinde, Gürcistan’ın bilgi ve onayı dışında Abhazya ve Güney Osetya ile her türlü resmi temas ve ticaret yasaklanmış bulunmaktadır. Gürcistan, ayrıca, kendi kontrolü dışındaki sınır kapılarından Abhazya ve Güney Osetya’ya giriş-çıkış yapanlara da cezai müeyyide uygulamaktadır.

2008 Savaşından buyana Abhazya ve Güney Osetya sorunlarının çözümü amacıyla BM, AGİT ve AB’nin Eşbaşkanlığında Uluslararası Cenevre Görüşmeleri yapılmaktadır. Bu görüşmelere, Gürcistan, Abhazya ve Güney Osetya temsilcilerinin yanısıra Rusya ve ABD de katılmaktadır. Ancak, taraflar arasındaki keskin görüş ayrılıkları nedeniyle bugüne kadar görüşmelerde ciddi bir ilerleme sağlanamamıştır.

Gürcistan, çözüm çabaları çerçevesinde, Gürcistan’ın toprak bütünlüğü içinde Abhazya ve Güney Osetya’ya geniş bir özerklik vermeyi teklif etmekte, ancak, Abhazya ve Güney Osetya, Gürcistan’ın toprak bütünlüğü içinde herhangi bir çözümü kabul etmemektedir.

Diğer taraftan, 24 Kasım 2014 tarihinde Rusya ile Abhazya arasında “İttifak ve Stratejik Ortaklık Andlaşması”, 18 Mart 2015 tarihinde ise Rusya ile Güney Osetya arasında “ İttifak ve Entegrasyon Andlaşması”  imzalanmıştır. Her iki andlaşma da Rusya ile Abhazya ve Güney Osetya arasında siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal alanlarda daha ileri bir işbirliği/entegrasyon öngörmektedir.

Dış Politika

Batılı Ülke ve Kurumlarla İlişkiler

Gürcistan bağımsızlığından itibaren bir yandan Batılı ülke ve kurumlarla yakın ilişkiler geliştirirken, diğer yandan, Rusya ile ilişkilerine de özel bir önem vermiş ve 1993 yılında Bağımsız Devletler Topluluğuna (BDT) üye olmuştur.

Sakaashvili döneminde Gürcistan’ın Batılı ülke ve kurumlarla ilişkileri daha da gelişmiş ve bu dönemde NATO üyeliği ve AB ile bütünleşme Gürcistan dış politikasının temel hedefleri haline gelmiştir. Bu çerçevede, 2008 Nisan ayında Bükreş’te düzenlenen NATO Zirvesinde, gerekli şartları yerine getirdiği takdirde Gürcistan’ın NATO üyesi olabileceğine dair bir karar alınmıştır. Gürcistan, bu dönemde, NATO’ya üyelik kriterlerini yerine getirmek için gerçekleştirdiği reformların yanısıra, 2004-2008 yılları arasında Irak’taki çok uluslu güce, 2009 yılından itibaren ise Afganistan’daki uluslararası güce önemli miktarda askeri katkılarda bulunmuştur. Gürcistan’ın Afganistan’daki uluslararası güce askeri katkısı halen devam etmektedir. Öte yandan, 2008 Savaşından sonra NATO’nun Gürcistan’a desteğinin gösterilmesi amacıyla NATO bünyesinde NATO-Gürcistan Komisyonu ihdas edilmiştir.

Gürcistan’ın NATO ile ilişkileri bakımından önemli bir gelişme 4-5 Eylül 2014 tarihlerinde Galler’de düzenlenen NATO Zirvesinde Gürcistan ile NATO arasındaki işbirliğinin artırılması amacıyla bir kapsamlı paketin (substantial package) kabul edilmesi olmuştur.

AB ile ilişkiler bağlamında ise, 1996 yılında Gürcistan ile AB arasında bir Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması (Partnership and Cooperation Agreement) imzalanmış, 2009 yılında ise, Gürcistan, AB’nin üç Doğu Avrupa ülkesi (Ukrayna, Moldova, Belarus) ile üç Güney Kafkasya ülkesine (Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan) yönelik olarak geliştirdiği AB Doğu Ortaklığı girişimi içinde yer almıştır. Sözkonusu girişim, anılan ülkeleri AB’ne daha fazla yaklaştırmak amacıyla AB ile bu ülkeler arasında ortaklık, serbest ticaret ve vize muafiyeti anlaşmaları imzalanmasını öngörmektedir. Bu çerçevede, Gürcistan ile AB arasında 2010 Haziran ayında Vize Kolaylığı Anlaşması, 2010 Kasım ayında Geri Kabul Anlaşması ve 27 Haziran 2014 tarihinde Ortaklık Anlaşması (Association Agreement) imzalanmıştır. Ortaklık Anlaşması, Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Alanı belgesini de ihtiva etmekte olup, Gürcistan’ın AB üyeliği yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görülmektedir.

Diğer yandan, AB Komisyonu Gürcistan'ın vize serbestisi çerçevesinde öne sürülen tüm koşulları karşıladığı gerekçesiyle, Gürcistan vatandaşlarına AB'ye seyahatlerinde vize serbestisi sağlanması amacıyla, 9 Mart 2016 tarihinde AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosuna (AP) resmi öneride bulunmuştur. Bundan sonraki safhada, sözkonusu önerinin AB Konseyi ve AP tarafından onanması gerekmektedir.

Rusya ile İlişkiler

Saakashvili döneminde, Gürcistan’ın Batılı ülke ve kurumlarla ilişkileri gelişirken, Rusya ile ilişkileri giderek bozulmuştur. Nitekim, iki ülke arasında Abhazya ve Güney Osetya sorunları nedeniyle yaşanan gerginlikler sonucu Rusya, 2006 tarihinden itibaren Gürcü maden suyu, şarap ve tarım ürünlerine ithalat yasağı koymuş, 2008 Ağustos ayında ise iki ülke arasında kısa süreli bir savaş yaşanmıştır. Sözkonusu savaşın ardından Gürcistan Rusya ile diplomatik ilişkilerini kesmiş ve BDT’den ayrılmıştır. Diğer yandan, Gürcistan’daki Rus askeri üsleri de 2007 yılında tamamen kapatılmıştır.

2012 Ekim parlamento seçimlerinden sonra iktidara gelen Gürcü Rüyası Hükümeti döneminde, Gürcistan’ın yukarıda bahsekonu dış politika çizgisi ana hatları ile devam etmiştir. Nitekim, Gürcistan Parlamentosu tarafından 7 Mart 2013 tarihinde oybirliğiyle kabul edilen “Gürcistan Dış Politikasının Temel Yönelimleri Hakkında Karar”da, Gürcistan’ın bağımsızlığı ve egemenliğinin korunması ve toprak bütünlüğünün sağlanmasının Gürcistan dış politikasının temel hedefi olduğu; Avrupa-Atlantik kurumları ile bütünleşmenin Gürcistan dış politikasının önceliklerini teşkil ettiği; Gürcistan’ın bu amaçla çelişecek uluslararası örgütlere üye olmayacağı; AB ve ABD’nin Gürcistan’ın stratejik ortakları olduğu ve bu ortaklık ilişkilerinin daha da geliştirileceği; Rusya ile mevcut sorunların çözülmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla Uluslararası Cenevre Görüşmeleri ve ikili planda diyaloğun sürdürüleceği; Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya’yı işgal eden veya bu bölgelerin bağımsızlık iddialarını tanıyan ülkeler ile diplomatik ilişkiler kurmayacağı ve bu ülkelerin dahil olduğu siyasi, ekonomik ve gümrük örgütlerine katılmayacağı kaydedilmiştir. Kararda, komşu ülkeler olan Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin derinleştirileceği de ifade edilmiştir.

Gürcü Rüyası Hükümetinin işbaşına gelmesinden sonra, Gürcistan dış politikasındaki en önemli değişiklik, Rusya ile ekonomik, insani ve kültürel konularda başlatılan doğrudan diyalogdur. Nitekim, 2012 Ekim parlamento seçimlerinden sonra Başbakan olan İvanishvili, Gürcistan’ın Eski Moskova Büyükelçisi Zurab Abashidze’yi Rusya ile İlişkiler Özel Temsilcisi olarak atamış ve 2012 Aralık ayından itibaren Abashidze ile Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Grigory Karasin arasında yukarıda sözü edilen konularda doğrudan görüşmelere başlanmıştır. Sonuncusu 16 Mart 2016 tarihinde Prag’da gerçekleştirilen bu görüşmeler sonunda, Rusya 2006 yılından beri Gürcistan’ın maden suyu, şarap ve tarım ürünlerine uyguladığı ithalat yasağını kaldırmış, ayrıca, Gürcü vatandaşlarına uyguladığı vize rejiminde esnekliğe gitmiştir. Buna karşılık, Gürcistan da 2014 Şubat ayındaki Soçi Kış Olimpiyatlarını boykot kararından vazgeçerek, anılan olimpiyatlara katılmıştır. Görüşmelerde, ayrıca, iki ülke arasındaki Yukarı Lars-Kazbegi sınır kapısında geçişlerin kolaylaştırılması ve iki ülke arasında tarifeli havayolu seferlerine yeniden başlanması kararlaştırılmıştır. Diğer yandan, iki ülke arasında çeşitli kültürel ve sportif faaliyetler de düzenlenmeye başlanmıştır.

2012 yılı sonundan beri Gürcistan-Rusya ilişkilerinde ekonomi, ulaştırma ve kültürel konulardaki bu olumlu gelişmeye rağmen, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler hala kesik durumda olup, Gürcistan diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi için Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını tanıma kararını geri almasını ve bu bölgelerin işgaline son vermesini talep etmektedir.

Komşu Ülkelerle İlişkiler

Son olarak, Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan arasında başta enerji ve ulaştırma konuları olmak üzere pek çok alanda işbirliği yapılmakta olup, Gürcistan, ülkemiz ve Azerbaycan ile sürdürdüğü bu işbirliğine büyük önem vermektedir. Gürcistan’ın diğer komşusu Ermenistan ile de yakın ilişkileri bulunmaktadır.

Ekonomi

Diğer eski SSCB ülkelerinde olduğu gibi, Gürcistan da bağımsızlığını kazanmasından hemen sonra ekonomik olarak bir kriz dönemine girilmiş, başta tarım ve sanayi alanları olmak üzere ülkede ekonomik üretim yarı yarıya düşmüştür. Bu dönemde, ülkede yaşanan iç karışıklıklar ile Abhazya ve Güney Osetya sorunları nedeniyle yaşanan çatışma ve savaşlar da ekonomiyi olumsuz etkilemiştir.

1995 yılından itibaren ekonomide tekrar büyüme sürecine girilmiş ve anılan yıl ulusal para birimi “Lari” tedavüle sokulmuştur. Ayrıca, ülkede pazar ekonomisine geçiş amacıyla reformlara başlanmış, bu çerçevede, tarım arazileri ile küçük ölçekli kamu iktisadi teşekkülleri özelleştirilmiş, orta ve büyük ölçekli teşekküller ise anonim şirketler halinde yeniden yapılandırılmıştır.

2003 yılındaki Gül Devriminden sonra pazar ekonomisine geçilmesi ve ülkeye yabancı sermaye çekilmesi amacıyla daha kapsamlı reformlar yapılmıştır. Bu çerçevede, ekonomi mevzuatı liberalleştirilmiş, bürokrasi azaltılmış, yolsuzlukların üzerine gidilmiş, kamu iktisadi teşebbüsleri özelleştirilmiş, vergi çeşitleri ve oranları azaltılmış (21 vergi çeşidi 6’ya indirilmiş) ve ithal ürünlerinin % 90’ında gümrük vergileri sıfırlanmış, geriye kalanlarında ise % 5-12 seviyelerine düşürülmüştür. Yapılan bu reformlar nedeniyle, Dünya Bankası 2006 ve 2008 yıllarında Gürcistan’ı ekonomi alanında en çok reform yapan ülke ilan etmiştir.

Yapılan bu reformların sonucu olarak, Gürcistan ekonomisi, Rusya ile savaş ve dünya ekonomik krizinin yaşandığı 2008-2009 yılları dışında, 2004-2012 döneminde % 5-12 arasında yüksek büyüme oranları kaydetmiştir. Bu dönemde ülkeye yabancı sermaye girişi de hızla artmış ve 2007 yılında bugüne kadarki en yüksek seviyesine (yıllık yaklaşık 2 milyar ABD Doları) ulaşmıştır. 

Gürcistan ekonomisi 2015 yılında %2,8 büyümüştür. 2015 yılında Gürcistan’ın GSYİH yaklaşık 17 milyar ABD Dolarına, kişi başına düşen GSYİH ise yaklaşık 3.750 ABD Dolarına yükselmiştir. Anılan yıl ülkeye giren doğrudan yabancı yatırım (DYY) miktarı 1,35 milyar ABD Doları, Türkiye’den gelen DYY ise 77 milyon ABD Doları olmuştur.

2008-2013 yılları arasında resmi işsizlik oranı % 15-17 civarında seyretmiş, 2014 yılında ise %12,4 olarak kaydedilmiştir.

Gürcistan İstatistik Kurumu Geostat’ın verilerine göre, 2015 yılında enflasyon oranı ise % 4,9 olarak gerçekleşmiştir. Merkez Bankası tarafından 2016 ve 2017 yılları enflasyon hedefi sırasıyla %5 ve %3 olarak açıklanmıştır. Bütçe açığı % 3’ün altında seyretmektedir. Kamu borçlarının GSYİH’ya oranı ise % 30 civarındadır.  

2015 yılında Gürcistan'ın dış ticaret hacmi bir önceki yıla göre %13 oranında azalarak 9 milyar 928 milyon ABD Doları olarak kaydedilmiştir. İhracat 2 milyar 204 milyon ABD Doları (%23 azalma), ithalat ise 7 milyar 724 milyon ABD Doları (%10 azalma) seviyesinde gerçekleşmiştir.

Ülkemiz, 2007 yılından bu yana Gürcistan’ın en büyük ticaret ortağı konumunda olup, aynı zamanda bu ülkedeki yabancı yatırımlar bakımından da ilk sıralarda gelmektedir. 

2015 yılında Türkiye ile Gürcistan arasındaki ticaret hacmi, Geostat’ın verilerine göre, bir önceki yıla kıyasla %22,9 oranında azalarak 1 milyar 517 milyon ABD Doları'na gerilemiş, Gürcistan'dan ülkemize yapılan ihracat 186 milyon ABD Doları (%22,2 azalma), Gürcistan'ın ülkemizden ithalatı ise 1 milyar 330 milyon ABD Doları olmuş (%23 azalma), ülkemiz %15,3’lük pay ile 2015 yılında da Gürcistan’ın birinci ticaret ortağı olma konumunu korumuştur. Türkiye'yi Rusya Federasyonu (788 milyon ABD Doları), Azerbaycan (783 milyon ABD Doları) ve Çin (713 milyon ABD Doları) takip etmiştir.

Gürcistan’ın başlıca ihraç kalemleri ikinci el araçlar, metal alaşımları, fındık, bakır, gübre, maden suyu, alkollü içkiler ve altından oluşmaktadır. Başlıca ithal kalemleri ise, petrol, doğal gaz, motorlu araçlar, ilaç, tıbbi malzemeler ve buğdaydır.

Gürcistan’da çok az miktarda petrol ve doğal gaz üretilmekte olup, ülke bu bakımından yurtdışına bağımlı durumdadır. Bununla birlikte, Gürcistan hidroelektrik enerjisi kaynakları bakımından oldukça zengindir. Halen ülke elektriğinin % 80-85’i hidroelektrik santrallerinden üretilmektedir. Gürcistan son yıllarda hidroelektrik santrallerine yaptığı yatırımlar sonucu, ülkemiz dâhil, diğer ülkelere elektrik enerjisi ihraç etmeye başlamıştır. Halen ülkede çok sayıda yeni hidroelektrik santrali inşa edilmekte olup, bunlardan bazıları yap-işlet modeliyle Türk şirketlerince inşa edilmektedir.

Diğer yandan, Gürcistan, Hazar petrol ve doğal gazının Batı pazarlarına taşınması bakımından stratejik bir konumda bulunmaktadır. Nitekim, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ile Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattı Gürcistan üzerinden geçmektedir. Aynı şekilde, Rusya ile Ermenistan arasındaki doğal gaz boru hattı da Gürcistan üzerinden geçmektedir. Öte yandan, Azerbaycan ile Gürcistan’ın Karadeniz arasında uzanan Bakü-Supsa petrol boru hattı da faal bulunmaktadır. 

Gürcistan, maden kaynakları bakımından da nispeten zengindir. En önemli maden kaynakları arasında manganez, alüminyum, bakır, altın ve kömür bulunmaktadır. Ayrıca, Gürcistan topraklarının yaklaşık % 40’ı ormanlarla kaplıdır.

Turizm, Gürcistan’da en hızlı gelişen sektörler arasında yer almaktadır. Ülkeye daha fazla turist çekebilmek amacıyla son yıllarda başta Batum olmak üzere, ülke genelinde önemli yatırımlar yapılmış olup, ayrıca çeşitli bölgelerde kurulan turizm serbest bölgelerinde yatırımcılar için önemli finansal devlet teşvikleri sağlanmaktadır. Yaz sezonu görece kısa olan Gürcistan’da, özellikle kış turizmi açısından önemli bir merkez konumundadır. Ulusal Turizm İdaresi verilerine göre 2015 yılında Gürcistan'ı 5.89 milyon yabancı turist ziyaret etmiş, en çok ziyaretçinin geldiği ülkeleri ise sırasıyla Ermenistan, Azerbaycan, Türkiye ve Rusya oluşturmuştur.