Türkiye Cumhuriyeti

Batum Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu Konuşması, 29.10.2012

Sayın Acara Hükümet Başkanı,
Sayın Acara Yüksek Şura Başkanı,
Sayın Acara Başmüftüsü,
Değerli vatandaşlarımız, kıymetli konuklar,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 89. Yıldönümünü kutlamak üzere Batum’da biraraya gelmiş bulunuyoruz. Hepiniz hoş geldiniz.

Cumhuriyetimiz, 89 yıl önce, dört yıl süren Kurtuluş Savaşından zaferle çıkan Türkiye’de kuruldu.

Türkiye, dört yıllık Kurtuluş Savaşından önce dört yıl da Birinci Dünya Savaşını yaşadı. Daha öncesinde Balkan Savaşlarını, Trablusgarp savaşlarını yaşadı.
Anadolu’da, Trakya’da, şehit vermeyen hane neredeyse kalmamıştı.

Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 tarihinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulduğunda Türkiye, on yıllardır süren savaşların yorgunuydu.

Cumhuriyet çok zor şartlarda, yokluk içinde kuruldu. Kısa sürede ülkede büyük reformlar yapıldı. Batı dünyası dışında sömürgeciliğin hala devam ettiği dönemde Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde bir inci gibi parladı. Tüm komşularıyla iyi ilişkiler geliştirdi.

Cumhuriyetin kuruluşundan kısa süre sonra dünyada faşizm, komünizm, nazizim yayılırken, Türkiye Cumhuriyeti bu ideolojilere kapılmadı. Çok partili sisteme geçti. Birkaç kez kısa süreli kesintiye uğrasa da hep demokrasisini güçlendirmeye çalıştı.

Türkiye’nin izleyeceği yol, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Atatürk tarafından “muasır medeniyetlerin” yolu olarak belirlenmişti. Türkiye hep muasır medeniyetlerin yolunda gitti ve gitmeye devam ediyor.

Bu yolu izlediği için bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye dünya siyasetinin en zor sorunlarının yaşandığı bölgesinde hep istikrar unsuru oldu ve olmaya devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği’nin yıkılışından sonra bağımsız olan devletleri ilk tanıyan ülkelerin başında geldi. Gürcistan bağımsızlığını ilan ettiğinde, resmi olarak Gürcistan’ı tanıyan üçüncü ülke oldu.

O günden bugüne ve en zorlu zamanlarda Türkiye hep komşusu Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü destekledi ve bu desteğini en açık şekilde dünyaya duyurdu.

Türkiye, Gürcistan bağımsızlığını kazandığından bu yana bir komşu olarak zamanı geldiğinde gereken desteği sağladı. Bunu, komşuluğun ve geçmişten gelerek geleceğe uzanan köklü kardeşlik ilişkilerimizin getirdiği sorumluluk anlayışıyla yaptı.

Türkiye, yaşadığı deprem gibi doğal afetlerde Gürcistan’ın uzattığı kardeş elini ve desteğini her zaman takdir ve memnuniyetle karşıladı.

Bütün bunlar olurken, Türkiye hep Gürcistan’la ekonomik ilişkilerini geliştirmeye çalıştı. Ekonomik ilişkilerin gelişmesinde Acara ve Batum öncü rol üstlendi.
Bugün de Batum, Türkiye-Gürcistan ilişkilerinde önemli yerini devam ettirmektedir. Batum’da 200’den fazla Türk girişimci aktif olarak faaliyet göstermektedir.

Türk girişimciler Batum’da istihdam imkanlarının geliştirilmesine önemli katkı sağlamaktadırlar. Aynı zamanda, Gürcistan kanunlarına göre kurulmuş işyerleri ve yatırımlarıyla vergilerini vermekte ve Gürcistan ekonomisine katkı sağlamaktadırlar. Türkiye, Gürcistan’ın bir numaralı ticaret ortağıdır.

Batum’a Türkler sadece işadamı olarak değil, turist olarak da gelmektedirler. Türk turistler, Acara’nın ve Gürcistan’ın doğal ve tarihi güzelliklerinden, Batum’un tarih kokan sokaklarından etkilenerek Türkiye’ye dönmektedirler. 2011 yılında Acara’ya gelen turistler arasında birinci sırada Türkler yeralmaktadır.

Batum’a bu yıl gelen Türk vatandaşlarının sayısı 2011 yılının rakamlarını ikiye katlamıştır. Bunda, 10 Aralık 2011 tarihinde başlatılan kimlik kartıyla geçiş uygulamasının büyük etkisi vardır.

Vize bir yana, pasaporta bile ihtiyaç duyulmadan iki ülke arasında yapılan seyahatlerin dünyada başka örneği yoktur. Bu uygulama Türkiye ve Gürcistan’ın birbirlerine olan güvenlerinin ne kadar derin olduğunu göstermektedir.

Ortak kullanılan Batum Havalimanı ve Sarp/Sarpi Hudut Kapısı, Acara ile ülkemiz arasındaki en önemli bağlantı noktalarıdır. Sarp/Sarpi’den geçen araç ve yolcu sayısı her geçen gün artırmaktadır. Geçişlerin artmasıyla, sınırın her iki tarafında ekonomi canlanmakta, halklarımız birbirini daha iyi tanımaktadır.

İki ülke arasında ve Acara ile Türkiye arasında insani bağlar da çok güçlüdür. Türkiye’de çok sayıda Gürcü kökenli vatandaşımız bulunmaktadır. Acara’da Acaralı Müslüman kardeşlerimiz yaşamaktadır. Üç gün önce bayramı birlikte kutladık. Onların sevinci bizim de sevincimizdir.

Türkiye-Acara ilişkilerinin bugün ulaştığı nokta bir başarı öyküsüdür. Bu başarı öyküsünün yazılmasında çok büyük payı olan Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Sayın Levan Varşalomidze’ye bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum.

Dün, Acara Yüksek Şurası’nın ilk toplantısında Başbakan Sayın Bidzina İvanişvili, yeni Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı olarak Sayın Arçil Habadze’yi ilan ettiğinde, orada hemen Sayın Habadze’yi önümüzdeki günlerde resmiyete kavuşacak olan yeni görevi için tebrik ettim.

Sayın Habadze, Türkiye ile ilişkileri daha da geliştirmek için çalışacağını, bunu birlikte çalışarak başaracağımızı söyledi. Bu ifadelerdeki kararlılık bizim için memnuniyet vericidir. Şu anda mükemmel düzeyde olan ilişkilerimiz ancak daha ileriye gidebilir. Bunun alternatifi bulunmamaktadır.

Batum’da iş ortamı ve yatırım imkanları geliştikçe, daha çok Türk yatırımcı buraya ilgi gösterecek ve bu bölgenin ekonomik kalkınmasına daha fazla katkıda bulunacaktır. Batum daha çok tanındıkça daha çok Türk turist gelecektir. Yabancı yatırım ve turizm Türkiye’de ekonomik kalkınmanın anahtarları olmuştur. Gürcistan’da da böyle olmaktadır.

Türkiye ve Gürcistan dostluğu geleceğe güvenle bakmaktadır. Türkiye’de kaydedilecek her gelişme Gürcistan’ın, Gürcistan’da kaydedilecek her gelişme de Türkiye’nin menfaatinedir.

1922 yılında kurulmuş olan ve Gürcistan’daki en eski yabancı temsilcilik olan Başkonsolosluğumuz, Türkiye ile görev bölgemiz olan Acara’nın ve genel olarak Gürcistan’ın ilişkilerini geliştirmek için üzerine düşen görevi yapmaya devam edecektir.

Sözlerimi burada noktalarken, Cumhuriyetimizi kuran ve muasır medeniyet yolumuzu çizen Ulu Önder Atatürk’ü saygı ve minnettarlıkla anıyorum.

Davetimize icabet ettiğiniz için hepinize tekrar teşekkür eder, sevgi ve saygılar sunarım.